İsme Lüzum Yok -- (Bu bir paradoks mudur?)
1.6.2009 tarihinde yazıldı.Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yutar beni bu şehir
Çingeneleri hayatımı alır kaçar bu şehrin
Çingeneleri aklımı alır kaçar benim
Ben olamam bu şehrin tepelerinden şehri seyreden
Bir akşamüstü kim kimi öldürdü diye düşünmeden
Göz yaşlarımı tutamam ben bu şehir istedi diye
Mis gibi mis gibi soluyamam havasını
Fırlatıp atamam zihnimdeki anılarını
*****
Yutar beni bu şehir
Kim olduğumu alır kaçar bu kalabalık
Ne için yürüdüğümü unutturur nereye yürümem gerektiğini öğretirken
Ne için ağladığımı unuturum bazen
Nasıl ve nerede ağlamam gerektiğini düşündürtürlerken
Nasılları kavrayamam ben bu şehir istedi diye
*****
Yutar beni bu şehir
Çok bilmişleri beni, benim başıma kakar
Kim olduğumu anlatan masallar anlatır yaşlı cadıları
Kulaktan kulağa dolaşır fısıltıları
Herkes korkar ve herkes saygı duyar korkudan
Yaşlı cadıların karşısında herkes el pençe divan
*****
Yutar beni bu şehir
Patronları dürüstlüğe para vermez
Ellerimde kaybetmek istemediklerimden yapılmış bir kelepçe
Ya kaybedeceksin ya da kaybetmeyeceksin
Kaybedince yüce kurumlarına tıkılacaksın
Deli diyecekler, mahkum diyecekler, asi diyecekler, suçlu diyecekler
Hep onlar diyecekler hep dinleyeceksin
"Niye" dedikçe daha çok diyecekler
*****
Yutar beni bu şehir
Alacağı ne varsa alır gider
Geriye benden "ben" kalmayana dek
Gündüz dolaşan vampirleri ruhumu çekip alır benden
Ve sonra geriye ne kalır ki senden
Ben baştan ayağı "sen" olmuşken
Zifiri karanlık bir yolda seninle sen olarak yürürken
Senin ışığın gösterdi yalnızlığımın çaresiz kabullenişlerini
Kabullenmemenin iki yolu vardı:
Yalnızlığı aşabilmek, görünmez duvarları aşıp yeniden bir olabilmek
Ya da... yok olup gitmek ve sonuna kadar baş kaldırmış olmak herkese ve herşeye...
Yorgunluktan yok olmak... Ölmek...
Ölmekten de öte kucaklamak ölümü, kutlamak ölümü
Sensiz bir hayat yerine seninle dolu bir rüyada yok olmak...
Ve o rüyada, "yutamaz beni bu şehir" diye sayıklamak...
Sophy
0 yorum yazılmıştır